Taksim Yasağı Ayaklar Altına Alındı!

7

Politik özgürlüklere saldırının cisimleştiği Taksim yasağı bu 1 Mayıs’ta önemli oranda aşındı. Halka yasaklanan meydanın etrafı geceden başlayarak kuşatıldı. Faşizmin demir bariyerleriyle özdeşleşen tüm kurşuni renkleri hayatın devinimini dondururcasına meydanın ve çevresinin üzerine çöktü. Sabahın gelişini engelleyemeyeceğini bile bile… Sabah, ulaşım engelleri, Taksim’den Mecidiyeköy’e, Levent’e, Şişhane’ye, kısacası devasa bir alana o grilikle hükmedilebileceği sanıldı. Fakat bu grilik, hayatın, mücadelenin durdurulamaz devinimiyle dağıtıldı. Rengarenk pankartlar, flamalar, hiç susmayan sloganlar ve halkın kendisi yasakların nasıl ayaklar altına alınacağını bir kez daha gösterdi.

1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi’nin bileşenleri ve TİP belirlenen saatte Mecidiyeköy Meydanı’na çıkmaya başladı. Onlara gençlik örgütleri, viyadükten yürüyerek gelen İşçi emekçi Birliği ve başka kurumlar eklendi. Defalarca biber gazı sıkıldı, TOMA’larla saldırıldı, sokak ortasında işkence yapıldı, fakat kitle kararlılığından bir milim bile geri adım atmadı. Bu kararlılık Mecidiyeköy Meydanı’nı miting alanına dönüştürdü. Yinelenen saldırılara rağmen binler bir araya gelince çembere alınan 1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi tertip komitesinin çevresindeki çember kaldırıldı. Meydanda fiili bir miting kürsüsü oluştu ve polis müzakere etmek zorunda kalarak saldırılarını durdurdu. Mitingden sonra kitlenin dağılması için alan açtı. 

Taksim iradesi kazandı. Yılların birikimi geçen yıl yakalanan ortaklığın gücü bu yıl daha pekişmiş, daha kararlı ve organize bir 1 Mayıs inisiyatifi yarattı. Birçok devrimci-ilerici kurumun, sendikanın aynı hedefe kilitlenerek tek bir gövde gibi hareket etmesiydi yaşanan. Onların çağrısına yanıt veren işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların isyan çığlıklarının ahenkli buluşmasıydı. 

575 kişi işkenceyle gözaltına alındı. Alanda da binler vardı. Bu yıl Taksim yasağında önemli bir gedik açıldı. Faşizmin eline geçen sokak inisiyatifinin nasıl geri alınacağı gösterildi. 2 Mayıs’a; birleşik, fiili, meşru mücadelenin yarattığı moral ve motivasyon kaldı. Mecidiyeköy’deki dinamizm ve kararlılık Kadıköy’deki güçler de gelmiş olsaydı Taksim yasağının kırılabileceğini gösterdi. 

Alanda emeğin despotça sömürülmesine, yoksullaştırma politikalarına, doğanın talanına, gençliğin geleceksizleştirilmesine, kadın düşmanlığına, savaş ve emperyalist savaş örgütü NATO’nun yapacağı zirveye, NATO’nun daha ileri üssü olmak anlamına gelen anlaşmalara, özgürlük kırıntılarının bile gasbedilmesine, sendika yöneticileri ve gazetecilerin tutuklanmasına yönelik tepki billurlaştı. Bu, 2 Mayıs’ın hangi gündemler etrafında şekilleneceğinin de fotoğrafı oldu. 

Kısacası İstanbul’daki 2026 Taksim 1 Mayıs’ı ruhu, talepleri, kararlılığıyla 2026’nın önünü açacak bir buzkıran olarak tarihe geçti. 

Bu 1 Mayıs birikmiş çelişkilerin derinliğini gösterecek şekilde hemen her ilde önceki yılla kıyaslanmayacak bir kitlesellikle buluştu. Hemen tüm illerde işçi ve emekçiler emeğe yönelik saldırıları, yoksullaştırma politikalarını, faşist saldırganlığın ulaştığı boyutları, doğanın yağmalanmasını, savaş politikalarını, emperyalist politikaların daha ileri parçası olmayı, emperyalist savaşları, NATO’yla ilişkilerin daha ileri bir jandarmalığa dönüştürülmesini protesto etti.

Emekçilerin İzmir’de işçi düşmanı Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kürsüden konuşma yapmasını engellemeleri ya da Gebze gibi işçi kentlerinde olduğu gibi önceki yıllarla kıyaslanınca daha canlı bir katılımın olması, bu canlılığın sendika bürokrasisinin vasatlığını aşacak görünürlük kazanması manidardır. Ankara’da daha yeni zorlu bir direnişten çıkan ve belki de ilk defa kendi talepleri dışında sınıfın bütünü açısından önemli bir gün olan 1 Mayıs alanına anlamlı bir kortej oluşturarak gelen Doruk Madencilik işçileriyse sınıf mücadelesinde hiçbir ilmeğin boşa gitmeyeceğinin somut örneği oldu. Bağımsız Maden-İş pankartı, önlükleri ve baretleriyle gelen işçiler, sınıfın bütünü açısından önemli bir mesajın taşıyıcısı oldu.

Yine Kadıköy’deki icazetli alanın havasında bile kitlelerdeki ruhsal değişimin izleri vardı. Bir kez daha CHP yönetimine kürsü sunulan, kitlesel katılımıyla alana CHP damgasının vurulduğu mitingde Taksim 1 Mayıs’ının gölgesinin hissedilmesi ve bunun sendika bürokrasisinden CHP yönetimine kadar 2027 1 Mayıs’ı açısından ciddi bir basınç oluşturması eşyanın tabiatı gereğidir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Gelecek sene kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıldönümünde Taksim’de olacağız” cümlesini kurması da bu basınçtan olsa gerek. 

Kısacası bu 1 Mayıs gerek Taksim kararlılığı ve kitleselliği gerekse hemen her yerde görünür bir ruhsal değişimle 2 Mayıs açısından yön çizici olduğu kadar moral verici de oldu.