
Bugün biz, ülkenin dört bir yanında gelecekleri çalınan gençler olarak tüm kardeşlerimizi korku ve sessizlik duvarlarını yıkanların isyanına çağırıyoruz!
Kâr ve rant için yakılıp soğurulan gezegenin, metalaştırılıp kârlı bir yatırım alanına dönüşen eğitimin parçası olan üniversitelerin, daha lise çağındayken ucuz işgücü olarak emek piyasasına dahil edilen MESEM’lerin hatta lise eğitimi bile çok görülen, gerici kuşatmayla sarmalanmış mahallelerin çocuklarıyız biz.
Sırtımızda KYK borcu, cebimizde işsizlik, ruhumuzda öfke var! Ama umutsuz değiliz. Çünkü biz geleceğe aitiz ve o geleceği bugünden kurmak için yeniden başlıyoruz.
Kapitalizm bireyciliği yücelten bir sistemdir. Kapitalizmde bireyler başkalarıyla rekabet halindedir. Ancak başkalarının önüne geçerek, başkalarının sırtına basarak, onların emeğini sömürerek bir yerlere gelip bir statü kazanabileceklerini düşünürler.
Kapitalizmin dayandığı bireycilik vahşidir, kıran kıranadır. Kapitalizmde “insan insanın kurdudur.” Komünizm ise kolektivizme dayanır ve onu başa yazan bir sistemdir. Bireyselliği reddetmez ama toplumsallaşmış bir bireyselliği esas alır.
Kendimizi yeniden örgütlüyoruz!
Çünkü biliyoruz ki dağınık öfke bir yere kadardır ama örgütlü bir irade tarihi değiştirir.
Bugün her yerde baskıya, sömürüye, yalnızlığa karşı kıvılcımlar var. Şimdi bu kıvılcımları buluşturma, alevlendirme ve kolektif bir devrimci iradeye dönüştürme zamanıdır!
Biz Devrimci Proleter Gençlik olarak yalnızca karşı çıkmıyor kendimize ait olan örgütlü bir geleceği birlikte kurmaya çağırıyoruz! Kapitalizmin çürümüşlüğüne, faşizmin zorbalığına, gericiliğin karanlığına karşı sosyalizm mücadelesini yükseltiyoruz!
Burjuvazi gençliği yıllardır “gelecek” vaadiyle oyalarken elimizde sadece barınma ve geçim kaygıları güvencesizlik ve geleceksizlik kalıyor. Üniversiteler bilimden koparılmış, öğrenciler müşteri yapılmış, yurtlar tarikatlara teslim edilmiş durumda. Gençliğe dayatılan kader; diplomalı işsizlik, taşeron kölelik ve umutsuzluktur. Ama biz biliyoruz: Gençlik susarsa tarih durur, isyan ederse tarih hızlanır!
Tarihin her büyük toplumsal dönüşümünde, gençliğin yumruğu kaderin çarklarına çelme takmıştır. 1968’de Paris’te barikatlara koşanlar da, 1970’lerde Türkiye işçi sınıfı ile omuz omuza yürüyenler de, 1990’larda militan mücadele hattını örenler de 2013’te Gezi’de “Bu daha başlangıç” diyenler de bizdik, bizim yol arkadaşlarımızdı. Biz, bu tarihin mirasçıları ve taşıyıcılarıyız.
Ama artık mirasa yaslanmak değil onu ileri taşımak zamanıdır!
15-16 Haziran’dan işçi grevlerine, Gezi’den Kobanê ve 19 Mart İsyanı’na dek her direnişte gençliğin yaratıcılığı, cesareti ve kolektif gücü vardı. Bugün de bu sistemin barikatlarını aşındıracak olan bizim örgütlü öfkemizdir!
Bugün milyonlarca genç ya doğrudan işçi sınıfının parçası ya da o sınıfın yedeğidir. Fabrikalarda çıraklık adı altında sömürülen, market zincirlerinde sigortasız çalıştırılan, çağrı merkezlerinde boğulan, mezun olur olmaz borçla boğuşan biz gençler artık “ucuz işgücü” olmaya, “itaatkâr nesil” yapılmaya razı değiliz!
Bizler biliyoruz: Gençliğin özgürlüğü, işçi sınıfının kurtuluşundan geçer!
Bu yüzden grev çadırlarında, üniversite forumlarında, mahalle meclislerinde omuz omuza, yan yana, sınıfla birlikte mücadele ediyoruz.
Üniversiteleri piyasa karargâhı haline getiren düzene karşı bilimi, sanatı, siyaseti sermayeden kurtarıp emekle buluşturmanın kavgasını veriyoruz.
Kapitalizm, yalnızca cebimizi değil ruhumuzu da sömürüyor. Bireyciliği, rekabeti, yalnızlığı teşvik ediyor
Oysa biz ‘Gençlik Gelecekten Bakmaktır!’ diyoruz. Ve biliyoruz ki gelecek, sosyalizmin kolektif aklında ve örgütlü emeğinde şekillenir.
Güncel Görevlerimiz
Kendimizi yeniden örgütlüyoruz! Tüm yoksul, işçi, öğrenci gençliği tek bir devrimci hattın etrafında buluşturmak için yeniden ayağa kalkıyoruz.
Komiteler kuruyoruz, meclisler örgütlüyoruz, tartışıyor, karar alıyor, harekete geçiyoruz!
Faşizme ve Gericiliğe Karşı: Laik, bilimsel, anadilinde ve özgür eğitim için kadınların ve LGBTİ+ gençlerin yaşam hakkı için sokakları terk etmiyoruz!
Güvencesizliğe Karşı: Sefalet ücretine, taşeronluğa, işsizliğe karşı genç işçilerle omuz omuza mücadele ediyoruz!
Örgütlü Güce Doğru: Mahallelerde, okullarda, fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde Devrimci Proleter Gençlik Birimleri kuruyoruz!
Sınıf mücadelesini büyütüyor iktidar hedefimizi görünür kılıyoruz!
Çağrımızdır!
Ey işsiz, yoksul, öfkeli gençlik!
Ey geleceksizliğe mahkûm edilen üniversiteli, liseli, çırak!
Ey sistemin “kırıntılarla yetin” dediği proleter genç kardeşim!
Artık beklemek yok!
Artık susmak yok!
Artık yalnızca haykırmak değil örgütlenmek var!
Çünkü biz geleceğiz ve gelecek biziz!
Çünkü biz dünyayı istiyoruz, kırıntı değil!
Sınıfla birleş, sokakla buluş DPG’ye katıl!
İsyanı büyüt, örgütlen, sosyalizmi kur!
Yaşasın Sosyalizm!
Devrimci Proleter Gençlik
24 Mayıs 2025


