8 Mart Kadın Mücadelesinin Ruhudur!

105

Her 8 Mart’ı tırmanan kadın cinayetlerinin gölgesinde karşılıyoruz. 24 saat içinde altı kadın öldürülüyor. Sınırlanmaya çalışılan hayatlarımız hoyratça elimizden alınıyor.

Özel mülkiyet dünyasının erkeğin egemenliğine itaati dayattığı kadınlar “Ya benimsin ya kara toprağın!” dehlizlerinde tüketilmek isteniyor. Patriyarkal kapitalizm kadın emeği sömürüsünü derinleştirirken kadının özgürleşme sınırlarını da cezasızlık politikaları üzerinden teşvik ettiği cinayetlerle bizzat erkeklere çizdirmeye çalışıyor!

Ne dört duvar arasına sıkıştırılmayı kabul ediyoruz ne de sigortasız, güvencesiz boğaz tokluğuna işlerde çalışmayı. Biz bizden çalınanları istiyoruz, geleceği istiyoruz!

8 Mart kadın mücadelesinin ruhuysa, 

Sözümüzü söylemekten de yüzlerce yıldır tırnaklarımızla kazandığımız haklarımızdan da vazgeçmeyeceğiz! İhtiyacımız olan örgütlülüğümüzü yaygınlaştırıp güçlendirmektir!! Dayanışmayı ve kolektif mücadeleyi büyütmektir. Düştüğümüz yerden bizi kaldıracak kadınlar ordusunu yaratmaktır!

8 Mart kadın mücadelesinin ruhuysa, 

İnsan olmaktan çıkarılmaya karşı ayağa kalkıyor, çölleştirilmeye çalışılan benliğimizin prangalarını çözüyoruz. Sadece kadınlar için mücadele etmiyoruz; ezilen ve sömürülen geniş işçi ve emekçi halklar için emperyalist kapitalist tekellerin insanlığı çürütmesine, doğa tahribatına karşı, tüm canlıların geleceği için göç yollarında yaşamını yitiren yoksul kardeşlerimiz için de dövüşüyoruz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde özgürlüklerimize yürüyoruz!

Yaşasın 8 Mart!

Sömürü ve zulüm düzenini mezara gömeceğiz!

Biz kazanacağız!